|
| KELİME |
AÇIKLAMA |
|
| Bire Bir Sonuçlar |
| drucken |
[V] basmak |
|
| drücken |
[V] sıkmak, basmak, koparmak |
|
| drucken |
{kitap} basmak |
|
| drücken |
sıkıştırmak; basmak; {fiyatları} düşürmek, indirmek, sıkıntı vermek |
|
| drucken |
['drukın] basmak {kitap vs.}. |
|
| drücken |
['drükın] bastırmak, sıkıştırmak, sıkmak. |
|
| drucken |
basmak |
|
| drucken |
basmak |
{kitap vs.} |
| drücken |
basmak |
|
| drücken |
bastırmak |
|
| drücken |
sıkmak |
|
| drücken |
sıkıştırmak |
|
| |
| İlişkili Sonuçlar |
| abdrucken |
[V] basmak |
|
| abdrücken |
[A] tetiğini çekmek[V] kucaklamak |
|
| aufdrucken |
[V] mühür vurmak |
|
| aufdrücken |
[V] damga vurmak, sıkarak patlatmak |
|
| ausdrucken |
[V] basmayı bitirmek |
|
| ausdrücken |
[V] ifade etmek, söndürmek |
|
| bedrücken |
[V] sıkıştırmak, baskı yapmak, işkence etmek, ezmek, sıkmak, üzmek, kederlendirmek |
|
| bedrückend |
[A] ezici, sıkıcı |
|
| beeindrucken |
[V] etkilemek, izlenim bırakmak |
|
| sich drücken |
[V] ortalıktan kaybolmak |
|
| drückend |
[A] ağırlı, yüklü |
|
| eindrücken |
[V] basarak çökertmek, girinti yapmak |
|
| sich eindrücken |
[V] iz bırakmak |
|
| erdrücken |
[V] ezip çiğnemek, bunaltmak, nefes aldırmamak |
|
| Landrücken |
[N] uzun tepeler |
|
| losdrücken |
[V] tetiği çekmek |
|
| Magendrücken |
[N] hazımsızlık |
|
| nachdrucken |
[V] tekrar basmak |
|
| niederdrücken |
[V] aşağıya basmak |
|
| unterdrücken |
[V] bastırmak, gizlemek |
|
| verdrücken |
[V] buruşturmak |
|
|
|
|