|
| KELİME |
AÇIKLAMA |
|
| Bire Bir Sonuçlar |
| gehen |
[V] gitmek, yürümek, ayrılmak, işlemek, üstün olmamak, terk etmek, erişmek, çalışmak |
|
| gehen |
gitmek; yürümek; ayrılmak, hareket etmek; işlemek, çalışmak an die Arbeit gehen işe koyulmak das geht nicht olmaz es geht şöyle böyle |
|
| gehen |
['ge:ın] gitmek; yürümek. |
|
| gehen |
gitmek |
|
| gehen |
gitmek |
|
| gehen |
yürümek |
|
| gehen |
yürümek |
|
| |
| İlişkili Sonuçlar |
| abgehen |
[V] gitmek, gevşemek, sürümü olmak, indirilmek, geçmek |
|
| angehen |
[V] başlamak, fena olmamak, ilgili olmak |
|
| angehend |
[A] yeni başlanmış, dair |
|
| aufgehen |
[V] açılmak, ufukta yükselmek, anlamak, çıkmak, kabarmak |
|
| ausgehen |
[V] çıkmak, bitmek, başlamak, kaybolmak, sönmek, sona ermek |
|
| ausgehend |
[A] sona eren |
|
| begehen |
[V] işlemek, kutlamak, yapmak |
|
| dahingehen |
[V] ölmek, geçip gitmek |
|
| danebengehen |
[V] hedefi şaşırmak |
|
| durchgehen |
[V] öbür gelmek, onaylanmak, ürküp kaçmak, gizilce kaçmak, incelemek |
|
| durchgehend |
[A] mürur, aralıksız |
|
| eingehen |
[V] girmek, gelmek, küçülmek, ölmek, çekmek |
|
| eingehen auf |
[V] razı olmak, zarar görmek |
|
| eingehend |
[A] etraflı, esaslı |
|
| einhergehen |
[V] yaklaşmak, dolaşmak |
|
| entgehen |
[V] kaçmak, farkına varmamak |
|
| entzweigehen |
[V] kırılmak, parçalamak |
|
| ergehen |
[V] gezmek, dolaşmak |
|
| fehlgehen |
[V] yolunu kaybetmek, yanılmak, kötü yola sapmak |
|
| flöten gehen |
[V] kaybolmak, parçalanmak |
|
| fortgehen |
[V] gitmek, devam etmek, uzamak |
|
|
|
|