|
| KELİME |
AÇIKLAMA |
|
| Bire Bir Sonuçlar |
| stehen |
[V] ayakta durmak, ilerlememek, bulunmak, olmak, yakışmak |
|
| stehen |
ayakta durmak; bulunmak, olmak; {gazete} yazmak, yazılı olmak; {saat} durmak; {giysi} yakışmak wie steht`s? ne var ne yok?; kaç kaç?, skor ne? |
|
| stehen |
['şte:ın] {ayakta} durmak; olmak, bulunmak; {gazete} yaımak, yazılı olmak; yakışmak. |
|
| stehen |
bulunmak |
|
| stehen |
durmak |
{ayakta} |
| stehen |
olmak |
|
| stehen |
yakışmak |
|
| stehen |
yazmak |
{gazete} |
| stehen |
yazılı olmak |
|
| |
| İlişkili Sonuçlar |
| abstehen |
[V] ayrı durmak, vazgeçmek, solmak |
|
| anstehen |
[V] sırada durmak, uzun sürmek, yakışmak |
|
| anstehend |
[A] açıkta duran |
|
| auferstehen |
[V] yeniden dirilmek, iyileşmek, canlanmak |
|
| aufstehen |
[V] ayağa kalkmak, açık durmak |
|
| ausstehen |
[V] dayanmak, çekmek, ödenmemiş olmak |
|
| beistehen |
[V] yardım etmek, tarafını tutmak, hakkını savunmak |
|
| bestehen |
[V] mevcut olmak, geçirmek, kazanmak, devam etmek, sürmek, başarmak, bulunmak, yenmek, dayatmak, direşmek |
|
| hartnäckig bestehen |
[V] diretmek |
|
| bestehen auf |
[V] ısrar etmek |
|
| bestehen aus |
[V] oluşmak |
|
| bestehend |
[A] şimdiki, bulunan, mevcut, ibaret |
|
| bestehen in |
[V] oluşmak |
|
| bevorstehen |
[V] yakında ortaya çıkmak, meydana gelmek, üzere olmak |
|
| dastehen |
[V] orada durmak |
|
| eingestehen |
[V] itiraf etmek, doğruluğunu kabul etmek |
|
| einstehen |
[V] kefil olmak |
|
| einzeln stehend |
[A] tek başına duran |
|
| entstehen |
[V] meydana gelmek, oluşmak, ortaya çıkmak |
|
| erstehen |
[V] satın almak, ortaya çıkmak, yeniden yapılmak |
|
| fern stehen |
[V] hiçbir ilgisi olmamak |
|
|
|
|